Geri dönün iyi İnsanlar..

  • 5/4/2008 - BEN İNANIYORUM...

  • Bütün  inanç  sistemlerinin,dinlerin
     mutlaka  bir  ilahı,  yaratıcısı,  Allah'ı  vardır.
     
     Ama  yaratıcının  bir  dini  olduğu  konusunda  benim  inancım  yok.
     
     Bütün  parçalarını;
     parçalar  bütünü  inkar  edemez.
     
     Muhtelif  dinlerdeki  yanılmalar,
     yanlı/yönlü  ayırımlar,
     o  dinin  de  bir  şekilde  
     sahip  çıkmaya  çalıştığı  Yaratıcıyı  küçültmez.
     
     Yaratıcının  vazettiği  kuralların,
     tam  ve  sağlıklı  yerine  gelmemesi/getirilmemesi  dolayısıyle
     meydana  gelen  hatalı  oluşumları  da  
     Onun  yokluğuna/yetersizliğine/gaddarlığına  bağlamak
     doğru  değildir.
     
     Bilim;
     yaratılışın  kendi  gelişim  şartları  içerisinde
     insana  yüklediği  zeka  sayesinde,
     hergün  bize  yeni  bilinmezleri  açıklayacak,
     varolan  ama  göremediğimiz,
     bilemediğimiz  olguları  gösterecektir.
     
     Bilim  bizi  asla  yaratıcının  yokluğuna  götürmeyecek,
     her  bilimsel  ilerleme,
     Onu  ve  kudretini  daha  da  muhteşem  olarak  algılamamıza  vesile  olacaktır.


     Sevmeyin,  inanmayın,  sınırsız   tenkid   edin.
     Ama,  bir  başka  fikre  hakaret   etme   hakkınızın   -sıfır-   olduğunu   unutmayın.
     Başkalarını   alçaltarak   yükselmeyi   amaçlayanlar,
     sadece   yükseldiklerini   zanneden   insanlardır.  

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 28/12/2007 - ÖNEMLİ Mİ..?
  •  
     
     Dinlisi  dinsizi;
     gönlünde  bir  parça  insan  sevgisi
     olan  herkesi  uzun  soluklu  barındıran  bu  siteyi,
     ve  buradaki  dostlarımı  gönülden  seviyorum.
     
     Arada  fırtına  hızında,
     serseri  kurşun  gibi  gelip  geçen  deli  fişekler  hariç,
     bir  aile  havası  var  burada.
     
     Onlar  da  anlasa,
     insanca  yaşamanın  
     dinden  de,  imandan  da,  izm  lerden  de  önemli  olduğunu..
     Bunu  kavradığımızda.
     zannederim  bütün  sorunları  çözmeye  daha  doğru
     adımlar  atacağız  hep  birlikde..
     
     Duygulandırıyor  bu  hava  beni.
     Bu  ortamı  yaratan  herkese  teşekkür  borçluyum.
     Gerek  bu  başlıkda,
     gerekse  özel  mesajla  kızıma  sağlıklar  dileyen  güzel  insanlara,
     sağlıklar  varlıklar  diliyorum.
     
     Sanal  dostlukların  bu  kadar  gelişeceğine  ihtimal  vermezdim.
     Ama  ,hani  derler  ya  "başına  gelen  bilir"  diye.
     Biz  de  çok  şükür,  pozitif  yönüyle  ögrendik  başımıza  gelince,
     sanal  dostlukların  da  derin  olabileceğini..
     
     Yaşamda  sevinç  ve  hüzünler  hep  yanyana  gidiyor..
     
     Bazen  diyorum  ,
     eskisi  gibi  olsaydım;
     sertlik  maskemi  çıkarmasaydım  yüzümden...
     daha  rahat(  mı  )  olacaktım..
     
     Vakıa  o  zamanda,
     hep  içime  dökerdim  hüzünlü  gözyaşlarımı..
     
     Ama  maske  düştükten  sonra  ,
     bulutlu  havalardan  pek  kurtulamıyor  gözlerim..
     
     Önce  sevincimi  söyliyeyim.
     4  Ekimde  35  günlük  bir  hastahane  serüveni  içinde,
     27  gün  sadece  serumla  beslenen,
     son  4-5  gününde  ağızdan  beslenmesine  müsade  edilen  kızımı,
     hastahane  yakınında  bir  lokantaya  götürdüm,
     bir  kaç  lokma  yemek  yemesinin  sevincini  yaşadık  hep  beraber.
     "Ertesi  gün,  herşey  yolunda  giderse  
     evde  tedaviye  devam  edilebileceği"  müjdesini  vermiş  doktoru..
     Bizim  için  büyük  sevinç  oldu.
     
     Bir  çok  şey  gibi;
     sağlığın  da  değeri  ,
     kaybolmaya  başlayınca  daha  bir  iyi  anlaşılıyor.
     İslami  inançta  çok  beğendiğim  bir  söz  vardır,
     yürekten  katıldığım.
     "Bir  nefesin  şükrünü  eda  etmeye  bir  ömür  yetmez"  diye.
     
     Bir  adım  atmak,
     elininle  bir  şeyi  tutabilmek,
     "Babam"  diyen  çocuğunun  sesini  duyabilmek..
     Ağzına  bir  lokma  koyabilmek,
     onun  tadını  dilinde  hissetmek..
     
     Konuşmak,
     anlamak..  anlatmak..
     Görmek.
     Koklayabilmek  bir  çiçeği..
     Sarılmak  bir  sevgiliye..
     Onu  bağrına  basmak,
     onu  görebilmek..
     
     Sahip  olduğumuz  
     ve  kıymetini  hiç  bilemediğimiz  servetler  bunlar..
     Sevgili  Vartor  ile  İstavrit'in  bir  kadeh  rakıyı  tokuşturması..
     Lüfere  çatal  sallamaları..
     Dostça  sohbet  edebilmeleri..
     
     Ne   büyük  sevinçler  ve
     ne  büyük  nimetler  bunlar..
     Kıymetini  bilelim  bunların  sevgili  dostlarım..
     Ama  tanrı  vermiş..  ama  madde  sağlamış  bu  güzellikleri  yaşamamızı..
     İnanın  büyük  nimet  bunlar,
     şükrü  zor  eda  edilecek..
     
     Yemekden  kalkdık,  yan  eczaneden  basit  bir  ilaç  alacağız.
     Kızım  da  yavaş  yavaş  yürüyor..
     Eczacı  hanım  "Hoşgeldiniz  bir  dakika  "lütfen  deyip  önce  gelen  biriyle  ilgilendi.
     
     O  şahsın  işi  bitti,
     kalfa  bankın  ardından  çıktı,  yanına  geldi,  koluna  girdi..
     Yüzüne  baktım,
     bir  hançer  saplandı  yüreğime..  Görmüyor..  Ama..
     Ey  Allahım..  ne  zor...  ne  kadar  zor  ya  Rabbim..
     Kapkaranlık  bir  dünya..  yardımsız  yaşayamamak  ne   kadar  zor..
     
     Kalfanın  kolunda  eczaneden  çıktı..
     5-10  saniye  geçti  kıpırdanmadan;  boğazımdaki  düğümü  çözebildikten  sonra  eczacıya  sordum:
     "Muhtaç  bir  insan  mı?"
     "Yeşil  kartı  var."  deyince..
     Tutamadım  sisleri,  bulutları..  başladı  yağmurlar  göz  pınarlarımdan  dökülmeye..
     
     Ardından  fırladım  dışarı.
     Sağa  baktım  yok  görünürde,  sola  baktım  yok..
     "Allahım..  neden  engel  oluyorsun   onu  bulmama  "  diye  hınçlanıyorum..
     
     Hayal  de  görmedim  ama..  10  saniyede  yok  oldular..
     Eczaneye  hüzünle  geri  dönerken,
     dibindeki  küçük  büfeden  çıkışlarını  gördüm..
     Çok  şükür...  binlerce  şükür  ya  Rabbim..
     Yaklaştım  yanına.
     Tertemiz  yüzlü..  bebekleri  hafiften  beyazlanmış  çakır  gözlü..
     Eczaneden  aldıkları  damlayı  damlatmışlar,  hafif  yaşlanmış  gözleri..
     Benim  gözlerim  zaten  Allahından  yaşlı..
     "Hiç  görmüyor  musun?"  dedim..
     "Sadece  hafif  bir  ışık  seziyorum,ama  hiç  bir  şey  görmüyorum"  dedi..
     
     Kalfa  "Ağabey  müsade  et  durağa  götüreceğim"  dedi.
     "Ben  gireyim  koluna,  ben  götürürüm  ."diyorum.
     "Yok  sağol,  ben  götürürüm  amca."  diyor..
     Anlıyamıyor..
     Hem  onu  bir  yere  götürebilmenin  sevincini  yaşamak  istediğimi..
     hem  de  bir  fırsat  yaratıp  eline   birşeyler  sıkıştırmak  istediğimi..
     
     Bakmayın  burada  terbiyesizce,3-5  kuruşluk  yardımları  açıkladığımı..
     Bunlar  duygu  paylaşımı.Gerçekte  hep  gücümce  gizli  yaptığım  işler  bunlar...
     Mecburen  kalfanın  önünde  konuştum.
     "Ailen  var  mı?"
     "Yok  ağabey,  yalnızım..."
     
     Ey  Allahım..ne  zor  bir  yaşam..
     Kör  ve  yapayalnız..
     Gözyaşlarım  süzülüyor  ardarda..
     Yutkunuyorum..
     Çok  da  para  yok  cebimde..
     Bir  kağıt  para  çıkardım  utançla..
     "Bak  bu  50  lira  lütfen  al  bunu.."
     "Yok  ağabey  sağol"  dedi..
     Gözyaşlarımı  tutamıyorum.
     yalvardım  adeta..
     "Lütfen  al  bunu..  lütfen  rica  ediyorum.."
     Durdu..
     İçtenliğimi  anladı  zannediyorum..
     Avucunu  kapattı   "Sağol  ağabey."  dedi..
     
     Dönüp  ayrıldım  yanından..
     Hanımla  kızımın  yanınada  gidemedim..
     Gittim  arabanın  başına..
     
     Derin  bir  soluk  aldım,
     cebimden  mendilimi  çıkardım..
     
     Az  sonra  eşim  ve  kızım  geldi..
     Eşim  beni  çok  iyi  hisseder..
     "Verdin  mi  bir  şeyler.."  dedi.  Başımı  salladım  evet  manasına..
     
     Gözlerimi  kaçırınca,  anladı  vaziyeti..
     "  Üzülme,bak  bu  gün  sevinçli  günümüz..Ayrıca  sen  elinden  geleni  yapmışındır.."
     
     Bilmiyorum  ki  yaptım  mı  elimden  geleni..
     Aslında  içimden  geçeni  tam  yapmadım.
     Onu  arabama  alıp,  taa  evine  kadar  götürmem  lazımdı..
     Evini  ihtiyaçlarını  tesbit  edip  tamamlamam  lazımdı..
     Yardımcı  olan  insanları  tanıyıp,
     onlara  yardımcı  olup,  teşekkür  etmem  lazımdı..
     
     Ama  yapamıyorum..
     Hüzünlerim  engelliyor  beni..  yapamıyorum..  yapamıyorum..
     
     Keşke  daha  sert  olabilsem..
     Ve  yapabilsem  bütün  düşündüklerimi  yüreğimi  daha  katı  tutarak...
     
     ....
     
     Hüzünler  yıpratıyor  beni..
     
     .


     Sevmeyin,  inanmayın,  sınırsız   tenkid   edin.
     Ama,  bir  başka  fikre  hakaret   etme   hakkınızın   -sıfır-   olduğunu   unutmayın.
     Başkalarını   alçaltarak   yükselmeyi   amaçlayanlar,
     sadece   yükseldiklerini   zanneden   insanlardır.  

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 15/12/2007 - Ruhların kemali
  • Sevgili Psiko burada hoşgörüsüne,
    güzel insanlığına
    ve dinler hakkındaki geniş bilgisine
    saygı duyduğum
    sevdiğim insanların başında gelenlerdendir.

    "Ahhh ahhh hatalı imalat "İnsanoğlu".
    Ne zaman "Kendi için istemediğini başkası için istemeyecek"
    Aha o gün imalattaki hata bitecek.
    Hem vallahi hem de billahi
    "

    Gönülden insan olanların haklı serzenişini
    ne güzel ifade etmişsin sevgili Psiko..

    "Kendi için istemediğini başkası için istemeyeceği gün."
    sadece, hatalı imalat değil,
    zannederim tüm imalat bitecek.

    Kemalat,bütün ruhlar için
    kendi özünce tayin edildiği noktada tamamlandığında,
    dünya yaşamı denen bu eziyet ve
    tekrar gönderilme olmayacaktır zannederim.

    "Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu.
    O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı.
    Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya
    gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu
    ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah,
    vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu."

    Bu ruhun tekrar bu eziyetlere katlanmasına gerek kalmış mıdır sence sevgili Dostum?

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Gönlü güzel bütün insanların beklendiği, iyiliklerini,güzelliklerini gönüllere serpiştirecek, "bulunca dağıtacak , bulmayınca şükredecek" olanların geleceği yer..

    Son Yazılar

  • CHP ne zaman kazanır..?
  • ACI ...
  • FELAKET TELLALLIĞI ....
  • KİŞİLİKSİZ POLİTİKALARA ÇOK ALIŞMIŞIZ..
  • TÜRKİYE'min AKILLI ADAMLARA İHTİYACI VAR..
  • YAŞAMI ANLAMAK...
  • BEN İNANIYORUM...
  • ÖNEMLİ Mİ..?
  • Ruhların kemali
  • HEPİMİZ İNSANIZ..KARDEŞİZ..
  • Çok YAŞA hey KOCA KÜRT… MAHMUT TUNCER..
  • MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN...
  • ÖNEMLİ Mİ ?
  • FISILTIYI Dinle... veya TAŞI bekle..
  • BEKLİYORUM..
  • HAYALLERİM, AŞKIM VE sen..
  • MUKTEDİR İKEN AKILLI OLMAK ZORDUR..
  • "ÇOK ŞÜKÜR SADECE 2 Kişi ÖLDÜ..."
  • SİYASİ OLAY MI?/ Televole MAGAZİN Mİ?...BEKİR ÇOŞKUN olayı
  • Ölüm Allah'ın emri..Ayrılık olmasa...
  • Etme bulma dünyası.... ÇÖLAŞANın işine son verilmiş..
  • GERÇEK NEREDE..??
  • YANILMIŞIM ...
  • NE ZAMAN TAM DEMOKRAT OLACAĞIZ...
  • SEÇİMLER BİTTİ::HAYIRLI OLSUN..
  • Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • hiramusta
  • Blogcu Yardım
  • cemalimuhabbet
  • ehlidin

    Reklam

  • Sayfa: 1 - Toplam: 14
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa