Geri dönün iyi İnsanlar..

16/3/2009 - FELAKET TELLALLIĞI ....

Bir önceki yazımızda insanımızın  genel psikolojinden bahisle;

aydın ve aydın geçinen insanlarımızın tavırlarına  biraz değinmiştik.

Bir sevgili Dostumuz bu yazımızı;

bizim de iznimizi alarak bir başka platforma taşımıştı.

Lafın söylenme şekli ve ortamı, reaksiyonları farklılaştırıyor.

Bir ortamda normal karşılanacak bir yargı;

başka bir ortamda bazen de kırgınlıklara yol açıyor.

 

Biz bazı yönlerini;

görüşlerindeki bağnazlığı; tek taraflılığı;

vakti zamanındaki aldatılmışlıklarının;

(ki bu Dostlarımızın % 50 den fazlası dindar; baskılı çocukluk ve gençlik geçirmişlerdir.)

aşırı hırçınlığını sevmesek de;

geneli itibarı ile düzgün ve dürüst insanlar olarak  

ateist dostlarımızı sever ve takdir ederim.

 

Acemileri hariç;

geneli itibarı ile ateistler ile sohbeti severim;dostluklarına önem veririm.

Her ne kadar;

“Ateistler ile yobazlar aynı tahtıravallinin iki ayrı ucundalar”

lafıma kızsalar da;

onlar da beni sever.

Kızgınlıklarının; kırgınlıklarının  haricinde;

halen de beni sevdiklerine eminim.

 

Sitelerinde daha bir müddet yazmayacağım;

Acemilerin ve  “ biz neymişiz be” şaşkınlığı içerisinde;

kendilerine  zahiri değer biçen, mütecaviz tavırlı,şaşkın;

ateistlerin düzeyini düşüren insanların

sitedeki etkileri azaldıktan sonra ,

gönül bağı devam ederse;

yazarız.

 

Bizi gerçekten tanıyan ve sevenler ne dediğimizi anlar;

Şaşkınları da  “Aman bayılıyorduk Aldostu;

sakın geç kalma erken gel.”diye şarkı söyler.. :)

 

Tabidir ki bu insanlar şimdilik bizim muhatabımız değil.

Olgunlaştıkça elbette onlar da bizim ateist dostlarımız kervanına katılacaktır.

 

Bu arada; bahse konu yazımdaki

kırıcı ifadelerimden etkilenen,

sevgili K.C. Dostumuz’dan özür dilerim;

onu istemeden üzmüşüm zannederim.

Son ifadelerinden bu anlaşılıyor.

Gönül kırmak hoş bir şey değil;

ben aydınımsı olarak O’ nun kalitesindeki insanları kastetmemiştim.

Ben sevgili K.C. ‘ yi sever ve sayarım.

Ara kırgınlık ve kızgınlıklar her zaman olabilir.

Eski deyimi ile;hepimiz insanız ve;

“Beşer şaşar.”

 

Bu gün ki bu yazıyı yazışımın bir sebebi;

epeydir içimde varolan bir yargının benzerini;

Star gaztesi yönetiminin ve Prof.Deniz Gökçe’nin dile getirmesi.

STAR gazetesi bazı doğrulara parmak basmış:

“Dolar kurunun rekor seviyeye çıkması çeşitli çevrelerde panik havasına yol açtı. Tüm dünya ABD'den başlayan krizle sarsılırken, Türkiye'de TL'nin dolar karşısında hızla değer kaybetmeye başlamsıyla ilgili çeşitli açıklamalar geitirliyor. Bu alanda en dikkate değer yaklaşımlardan biri bugün, Akşam gazetesi yazarı Deniz Gökçe'den geldi. Gökçe "Bırakın döviz hikayelerini! "   başlıklı bugünkü yazısında, dövizdeki yükselişin geçici olduğnu vurguluyor ve "medya izin verirse" doların düşeceğini ileri sürüyor.   Medya ile Doğan gruubunun aşığı yukarı eş anlamlı kullanıldığı  Türkiye'de, Gökçe'nin, başından beri kriz tellallığı rolüne soyunan Doğan grubunu kastettiğini anlamamak olanaklı değil.”

 

Hakikaten bir medya gurubu;

hükümeti ve Tayip Bey’i yıpratmak için;

memlekette rahatsız edici boyutta“ Felaket tellallığı” yapıyorlar..

 

Bütün dünyada bizdekinden çok daha büyük bir ekonomik çöküş yaşanıyor.

Amerikan ekonomisinin “Kağıttan kaplan” olduğu ortaya çıktı;

ve maalesef oradaki iskambil kağıdından yapılmış yapılar çökerken;

çıkardığı  rüzgar,dünyada da fırtınalar koparıyor.

 

Bu sarsıntıdan Türkiye’nin etkilenmemesi mümkün değil.

Tayip Bey’de bunu biliyordu tabii ki.

Ama bazı şeyler  moral değerler ile de etkileniyor;
telaşa vermemek için söylenmiş bir söz bu “ teğet geçme” lafı.

 

Haydi sn.Baykal’ı anladık;

kendisi ezeli ebedi  muhalif ve iyi bir laf cambazı.

Çeyrek iktidarlarında neleri becerdiklerini millet çok iyi biliyor.

Üst üste bu kadar seçim kaybedip de;

üç beş talimli şakşakçının alkışı ile

kendini bir şey zanneden cambazların notunu millet her zaman veriyor.

 

Ama medyanın bu kadar yanlı oluşu;
felaketten zevk aldıklarını gizleyemeden haber ve yorum yapmaları

Doğrusu onlara itibar kaybettiriyor.

Bu gurubun görsel ve yazılı medyasında;

her haber bülteni ve yorumda;

işsiz kalan insanların ;

kapanan fabrikaların sayısı;

gizlenemez bir memnuniyetle,

sevinçle veriliyor.

Tek kelime ile ayıp.

 

Bu güne kadar bir şey zannettiğimiz birçok kalemin de ipliği pazara çıktı.

Erdoğan’ı her tutumu itibarı ile tenkitsiz destekleyenlerin tutumu ne ise;

bu kesimin durumu onlardan daha vahim.

Zira biz bunları aydın; Atatürk’çü zannederdik.

Aydın olmak, Atatürk çü olmak;

doğruyu biraz daha net görmek ile geçerlidir.

 

Bakın Star bu konuda ne demiş:

 

“Peki bu adamlar sadece CHP militanı mıdır? Onlara sadece ‘CHP medyası’ demek, içinde bulundukları atmosferi izaha yeter mi?

Bu, ‘bağımsız, demokrat, araştırmacı ve dürüst gazeteciler’in Tayyip Erdoğan’a hakaretten başka bir ortak noktaları da Ergenekon yandaşlığıdır. Birinin bile Ergenekon Terör Örgütü aleyhine tek satır oynattıkları görülmemiştir. Davayı sulandırmak, küçümsemekten başka... “

 

“Doğan grubu topyekun savaş açtı  

10 Mart 2009 Salı, 12:19 GÜNCEL

Doğan grubu, hükümetin yaklaşan yerel seçimde alacağı oyu bir iki puan düşürebilir miyiz diye açtığı kriz kampanyasıyla, ülkeyi ateşe atmaktan çekinmiyor. 

Döviz  piyasalarında yaşanan hareketlilik ve Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı ekonomik veriler, hükümete karşı savaş açan Doğan medya grubunun başlıca silahı haline geldi.

Grup gazeteleri ve televizyonları, kriz tellalığını daha önce görülmemiş boyutlara taşımış durumdalar.

Kanal D ve Star ana haber bültenlerini izleyen biri, Türkiye'nin battığına inanacak duruma geliyor. İki kanal da aylardır, müthiş bir kriz tellallığı yarışında.

Birinci sayfalar kriz tellalığıyla hükümete yüklenirken, gazetelerin iç sayfaları ekonomik sorunların gerçek nedenleriyle ilgili itiraf niteliğinde daha serin kanlı değerlendirmelerle dolu.

Örneğin, sanayi üretiminde yaşanan düşüş herhangi bir hükümet politikasının sonucuymuş gibi ortaya sürülürken, işin asıl nedeninin dünya çapındaki krizden dolayı yabancı müşterilerin alımları durdurması olduğu uzmanlar tarafından ifade ediliyor.

 Doğan grubuna bağlı medya kuruluşlarının kriz çığırtkanlığının, dünyadan Türkiye'ye yansıyan krizi derinleştirdiği ise bir gerçek. Gazeteler, derinleştirdikleri krizin kaç kişiyi daha işsiz, aç ve açıkta bıraktığını da maalesef hiç düşünmüyor gibi.”

Sonuçta ;

Bilinen halk lafı ile sözü bağlayalım:

“Hayırlı neyse o olsun…”

 

 


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

Gönlü güzel bütün insanların beklendiği, iyiliklerini,güzelliklerini gönüllere serpiştirecek, "bulunca dağıtacak , bulmayınca şükredecek" olanların geleceği yer..

Son Yazılar

  • CHP ne zaman kazanır..?
  • ACI ...
  • FELAKET TELLALLIĞI ....
  • KİŞİLİKSİZ POLİTİKALARA ÇOK ALIŞMIŞIZ..
  • TÜRKİYE'min AKILLI ADAMLARA İHTİYACI VAR..
  • YAŞAMI ANLAMAK...
  • BEN İNANIYORUM...
  • ÖNEMLİ Mİ..?
  • Ruhların kemali
  • HEPİMİZ İNSANIZ..KARDEŞİZ..
  • Çok YAŞA hey KOCA KÜRT… MAHMUT TUNCER..
  • MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN...
  • ÖNEMLİ Mİ ?
  • FISILTIYI Dinle... veya TAŞI bekle..
  • BEKLİYORUM..
  • HAYALLERİM, AŞKIM VE sen..
  • MUKTEDİR İKEN AKILLI OLMAK ZORDUR..
  • "ÇOK ŞÜKÜR SADECE 2 Kişi ÖLDÜ..."
  • SİYASİ OLAY MI?/ Televole MAGAZİN Mİ?...BEKİR ÇOŞKUN olayı
  • Ölüm Allah'ın emri..Ayrılık olmasa...
  • Etme bulma dünyası.... ÇÖLAŞANın işine son verilmiş..
  • GERÇEK NEREDE..??
  • YANILMIŞIM ...
  • NE ZAMAN TAM DEMOKRAT OLACAĞIZ...
  • SEÇİMLER BİTTİ::HAYIRLI OLSUN..
  • Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • hiramusta
  • Blogcu Yardım
  • cemalimuhabbet
  • ehlidin

    Reklam

  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa